Toplam Kullanıcı
 | 2969 Kayıtlı |
 | 0 Bugün |  | 1 Bu hafta |  | 2 Bu ay |  | En son: parakazan |
Kimler SitedeŞuanda 17 konuk çevrimiçi
|
|
Genetiği Değiştirilmiş Organizma |
|
|
|
|
8 yıl öncesine kadar Türk kanını taşıyan bu millet yaradılışında var olan sahip çıkma güdüsünden vazgeçememişti. Tarihine iyisiyle kötüsüyle sahip çıktı. Lideri M.Kemal Atatürk’e,onun ilke ve inkılaplarına,silah arkadaşlarına,yoluna,izine,var oluşuna sahip çıktı. Her bir sözünü altın saydı. Kendine rehber bildi. Geleneklerini,göreneklerini,törelerini,alışkanlıklarını unutamadı. Kıtaları eline aldı değişmedi,padişahlar,hanedanlar değiştirdi değişmedi,ne savaşlardan geçti,ne kötü günler geçirdi değişmedi. Fakat önümüze öyle bir dönem açıldı ki Atatürk’ün gençliğe hitabesini tekrar okuduğumuzda ulu önder’in ileri görüşlülüğüne hayran kalıyoruz. Hitabesini günümüzde kullanılmayan kelimelerden arındırıp tekrar okuduğumuzda şaşkınlığımız artıyor. Dikkatle okumanızı talep ediyorum. Şöyle diyor hitabesinde Ata’m: ’’Ey Türk Gençliği! Birinci GÖREVİN; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini, ebediyen korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. Gelecekte bile, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, iç ve dış düşmanların olacaktır. Bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyeti savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanaklarını ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanaklar ve koşullar, hiç müsait olmayan bir durumda kendini gösterebilir. Bağımsızlık ve cumhuriyetini yıkmak isteyecek düşmanlar, dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir galibiyet elde edebilirler. Zorla ve hile yapılarak kutsal vatanın, bütün temel devlet kurumları teslim alınmış (Siyasi hedef) , bütün temel ekonomik işletmeleri ele geçirilmiş (Ekonomik hedef) , bütün orduları terhis edilip dağıtılmış (Askeri hedef) ve yurdun her köşesi tamamen işgal edilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acıklı ve korkunç olmak üzere, ülkede, iktidara sahip olan hükümet ve devlet adamları gaflet ve sapkınlık ve hatta ihanet içinde olabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını, işgalcilerin siyasi amaçlarıyla birleştirerek düşmanla işbirliği yapabilirler. Millet, yoksulluk ve sıkıntı içinde ezik ve bitkin düşmüş olabilir. Ey Türk geleceğinin evladı! İşte, bu durum ve koşullar içinde bile görevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki asil kanda bulunmaktadır! ‘’
Gençliğe ‘’Türk gençliği’’ diye seslenerek kimliğini vurgulamak isteyen ulu önder,hitabetinden anlaşıldığı üzere cumhuriyeti öncelikle gençlere emanet etmiş,onlara tavsiyelerde bulunmuş,içinde bulunulan durumu ve koşulları düşünmeden savunmaya geçmelerini söylemiştir. Muhtaç oldukları gücün damarlarındaki kanda mevcut olduğunu söylerken gençliğe güvendiğini vurgulamıştır. Çünkü o öyle yetişmiş,öyle duymuş,öyle görmüştür. Daha Osmanlı zamanında Türk genci yeniçeri olmuş,13 yaşında,daha genç bile denemezken başlamış sefere çıkmaya. Türk genci asker olmuş. Yazar Çanakkale şehitliğinde ‘’Ali oğlu Abdil-Kütahya-15’’ diye. Türk genci şehit olmuş ellerinde kınayla anası yolunu gözlerken,bebeğinin kokusunu bilmeden! Bunları bilir PAŞAM! Güvenir hala yattığı yerden Türk gencine! Oysa Türk gençliği dizi izlemekte en ahlak dışı yaşam koşullarını anlatan,bize hala dahili ve harici zarar vermeye çalışan düşmana özenmekte kendine lakaplar takıp,okumaktan yoksun,beyni yıkanmış,tembelliğe alışmış,töresini,kültürünü,müziğini bile kaybetmiş. Kimliğini unutmakta Türk gençliği! Atasını unutmakta! Bunu engelleyemeyen bizlerinse yüzü yerde,mahcubiyetimiz büyük… Sadece bunlar değil şaşıp kaldıklarımız. İçimiz dolup taşıyor. Ah milletim! Genleri değiştirilen sadece sebze meyveler değil sensin sen! Gururunu herşeyi sayan sendin şimdi gelen vuruyor geçen vuruyor sesin çıkmıyor! Toprakların satılıyor, başındakiler- istemem yan cebime koy -politikasıyla yavaş yavaş haritanı bile değiştiriyor,80 yaşındaki eski cumhurbaşkanını maskot gibi önüne koyup seni oyalarken,bir zamanlar ülkesi uğruna,davaları uğruna asılan gençlerin yaptıklarının binde birini bu ülke için yapmamışken,birde karşına geçip senelerdir lafını bile etmediği 12 eylülü hatırlayıp ağlarken sen hala’’ bugün maaşıma 30 lira zam yapıldı’’ diye sevin! Referanduma EVET deme sebebini de bu göster utanmadan. 30 kupona alınmadı bu vatan ama 30 liraya satılıyor öyle mi? Percy Loraine isimli İngiltere Büyükelçisi Atatürk’ün tam bir hayranı olmuş, Atatürk hakkında İngiltere Kralı’na çektiği telgrafında şu cümleleri kullanmıştır ‘’ Müslüman olarak doğmuş, ancak yobazlık karşıtı bir kişi olmuştu, doğruluğu sevmiş, günahtan nefret etmişti; işini iyi bilen, istidak sahibi bir askerdi, savaştan nefret ederdi. Bağımsızlığı elde ettiği andan itibaren barışın peşinde koşmuş ve barış ortamını sağlamayı başarmıştı. Türkiye’nin kaderini elleri arasına aldığından beri, Kemalist Cumhuriyet’in dostluk elini uzatmadığı ve aralarında Osmanlı Imparatorluğu’nun düşmanlarının da bulunduğu tek bir komşusu dahi yoktur. Uzatılan dostluk eli çoğunlukla tutulmuş ve sarf edilen çabalar sonunda ülkelerarası sürtüşme azaltılarak, doğunun bu bölgesinde daha geniş kapsamlı barış, dikkat çekici bir biçimde sağlanmıştır. ‘’ Açıklamaya gerek duymuyorum bu satırları. ‘’Kemalist’ler Atatürk’ü tanrılaştırıyor’’ diyenlere de cevabım şu; bir ingiliz’in kaleminde döküldü bu sözler,bu anlattığı lider ise bize nasip oldu. Bir de şu an ingilizlerin karşısındaki durumumuza örnek vereyim.İngiltere Başbakanı’na bizim Başbakanımız çakma Üçüncü Murat tuğralı mektubu çerçeveleterek hediye etti. ‘’Bizi alın,bizi alın!’’ diye ayaklarına kırmızı halı olduğumuz Avrupa şu günlerde düştüğümüz hale gülüyor olmalı ve biz onların da soktuğu çomaklarla körleşmeye devam edersek daha çok ‘’Hadi oradan!’’ diyecekler. Sözü uzatmanın manası yok. Çünkü baştakiler değişmedikçe ne desem milletime laf-ü güzaf gibi gelecek. Sözlerimi bitirirken Mehmet Akif’ten bir hatırlatma yapmak istiyorum; SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR.SEN SAHİP ÇIKARSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR! ZEYNEP IŞILAY KAYA |
|
Günün SözüNe mutlu Türk'üm diyene!
Kemal Atatürk - 1933
|